Archive for the ‘Yazılarım’ Category

VAY KIZLARIN HALİNE:)

Hep söylüyoruz ya; öğrenmenin temel rüknü öğrencinin aktif katılımını sağlamaktır diye. Öğrenci bütün duyularıyla bende varım demeden maalesef tam öğrenme gerçekleşmiş olmuyor. Öğrencinin alıcılarını, anlatılan derse çevirmek için ilginin çok önemli bir faktör olduğunu görüyoruz. İlgisi çekilen bir öğrenci de artık motive olmuş ve öğrenmeye istekli demektir. Dolayısı ile hem örgencilerin ilgisini çekecek hem de aktif öğrenmeyi sağlayıp onların başarısını arttıracak eğitim-öğretim ortamları hazırlamanın bir yolu, özellikle günümüz çocuklarının bir tutkusu olan bilgisayar oyunlarını eğitim-öğretim süreçleri içerisinde kullanmaktan geçmektedir diyor makalede.
Hostetter (2002)’a göre bilgisayar oyunları mükemmel bir öğrenme aracıdır. Çünkü bir oyunda kurallar ve öğrenciden beklenen hedefler var. Bu amaç doğrultusunda etkin öğrenmeyi sağlayan geri bildirimler var. Öğrenci kullanıcı odaklı olduğu için tüm duyularla öğrenmenin içinde bulunma var. Öğrencinin kendini gerçekleştirmesi için zorluk, seviye ve yarış ortamı var. Tabii sonuç olarak aktif katılım var.
Bilgisayar oyunlarındaki zengin içerik ortamları sayesinde öğrenci ile birebir etkileşim sağlanmış olur. Bu da etkili ve kalıcı öğrenmeyi sağlar.
Buraya kadar oyunların aktif öğrenmede etkili bir yöntem olduğunu söyledik. Fakat eğitimin oyun tabanlı olmasının belli handikapları da beraberinde getirdiği de bir gerçek. Oyun, genellikle gerçek dünya dışında, kesin olmayan, kendine özgü kuralları ve kültürü olan, eğlenceli ve isteğe bağlı etkinlik. Açıkçası isteğe bağlı bir etkinlik olan oyunun, tabana konulduğu bir öğretim ortamının, hedefine ulaşıp ulaşamayacağı endişesini taşıyoruz. Bu yüzden bence anlatıma dayalı öğrenme mutlaka olmalı, oyunlar da destekleyici ve pekiştiren olarak eğitimde yer almalıdır. Fakat iyi tasarlanmış bir oyun ve sağlam işleyen bir denetleme mekanizmasıyla oyun tabalı eğitimde istenilen hedef ve amaçlara ulaşılabilir.
Birde öğrencilerin bilgisayar oyunlarına harcadıkları vakite değinmek istiyorum. Cinsiyet olarak baktığımızda ilköğretim ve orta öğretimde erkeklerin daha haşır neşir olduğunu görüyoruz. Türkiye yüzdelerine bakıldığında kızlar neredeyse erklerin üçte biri kadar bilgisayar oyunu oynuyor. Eğer eğitim oyun tabanlı olurda kızların oyuna ilgileri yine bu seviyede kalırsa bu durum Türkiye’ deki erkekleri daha zeki yapmaz mı? Bu da benim handikapım:))

TÜRKİYE İÇİN OYUN VAKTİ!

Elektronik oyun sektörü Türkiye’ de yeni yeni kendini göstermeye başladı. İlk etapta atari salonlarında, internet kafelerde oynanan oyunlar artık kişisel ev bilgisayarlarında 7’den 70’e herkesin tercih ettiği ve oynamaktan zevk aldığı oyunlar haline geldi. Aslında Türkiye’ nin elektronik oyunlarla tanışması çok yakın bir geçmişte gerçekleşti. Birçok Avrupa ülkesi elektronik oyunlar sektörünün merdivenlerini zıplayarak çıkarken Türkiye hala “çıksam mı?” diye düşünme aşamasındaydı. Nitekim bu da elektronik oyunlar sektöründeki pastanın bize düşen pay hakkını önemli ölçüde küçülttü. Elektronik oyunların ülkemizde yakın bir geçmişe kadar fark edilememesinin sebeplerini inceleyecek olursak;
• Her iş öncelikle bir fikirle başlar. Bir “evraka” sesidir geleceğe ışık tutacak, geleceği değiştirecek. Bizim insanımızda çok “evraka” dönemleri olmuş fakat gerekli sermaye bulamadığı için hep hevesler kursaklarda kalmıştır. Şimdilerde pastanın büyüklüğünün fark edilmesinden midir bilmem birçok önemli kuruluş bu yolda önemli adımlar atmaya başlamıştır.
• İstisnai durumlar haricinde bu sektör özel sektörün işidir diyor makalede. Bu nispette özel sektörler büyük paralar kazanmadıkça bu işten geri duracaklarını gösteriyorlar.
• Bir diğer madde de Yetişmiş personel azlığıdır. Türkiye’de birçok üniversitede bilgisayar öğretmenliği bölümü olmasına rağmen elektronik oyunlar kapsamında işlenecek derslerin müfredatta bulunmamaktadır. Ne acıdır ki birçok bilgisayar öğretmeni mezun olduktan sonra özel sektörde çalışacak kadar bilgi birikimini ve donanımı kendinde görememektedir. Hâlbuki dünyada pek çok ülke bu konudaki gerekliliği görmüş bu bağlamda eğitimli personel yetiştirmeye başlamıştır.
• Son olarak ortaya konulacak çabanın çalınması durumu yani korsan yazılımlardır. Fakat makalede de söylendiği gibi geleceğimiz nokta dünyada korsan kopya satışlarının hâkim olmadığı pazarların da olduğu gerçeğidir ve bu pazarlar başarılı evrensel oyunları cömertçe ödüllendirmektedir.
Genel olarak oyunlarının maddi getirisinden bahsettik. Fakat bu oyunlardaki ideolojileri de göz ardı etmemek gerekir. Birçok elektronik oyunda ülkelerin bayrakları, haritaları milliyetçi bir takım düşünceleri yer almaktadır. Elektronik oyunların kullanıcı kitlelerinin çocuklar ve gençler olduğu düşünüldüğünde bu sektörün içinde önemli ölçüde Türkiye olarak bulunmamız gerekmektedir. Geleceği inşa eden gençler olarak bu konuda güçlü bir desteği hak ettiğimizi düşünüyorum. İlgililere duyurulur…